Connect with us

Gündem

Denizi geçmişiz derede boğulmayız inşallah

-

-

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile yaptığı ortak açıklamada “Denizi geçmişiz derede boğulmayız inşallah” diyerek ufak tefek sorunların en kısa sürede çözüleceğini ve havaalanının açılacağını ifade etti.

“Orası KKTC’nin vitrini” diyen Yılmaz ülkeye gelen insanların ilk karşılaştığı yer olması itibariyle havalimanı binasının önemli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, yeni havalimanının 10 kat büyüyen kapasitesiyle hem ülkenin kalkınmasına hem de halkın hızlı hizmet almasına vesile olacağını kaydetti.

Projelerin bundan ibaret olmadığını, çok sayıda iş birliği projesi bulunduğunu dile getiren Yılmaz, kablo ile elektrik projesinin bunlar arasında en öncelikli olanlardan olduğunu söyledi.

Bu konuyla ilgili yetkililerin de ziyarette hazır bulunduğunu anlatan Yılmaz, teknik hazırlıkların sürdüğünü anlattı.

Kalkınma sürecinin hem kamu hem özel sektörü kapsadığına işaret eden Yılmaz, sadece kamu ile hedeflere ulaşmanın mümkün olmadığın belirtti.

Yılmaz, Kıbrıs Türkü’nün istikbali ve refahı için projelerin sürdürüleceğini söyleyerek, “Kıbrıs Türkü Türkiye Yüzyılında yıllardır bu topraklara reva görülen ambargoları birer birer yıkacak, dünyaya açılacaktır” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’ta çözümün ancak adadaki gerçekler üzerine inşa edilebileceğini söyleyen Yılmaz, “Böyle bir çözüm, bölgesel istikrar ve refaha da katkıda bulunacaktır” dedi.

Yılmaz, “Türk tarafının sergilediği tüm yapıcılığa, iyi niyete rağmen, Kıbrıs Türklerinin haklarını görmezden gelen, tek taraflı eylemleri ise cevapsız bırakmamız söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bugün Cumhurbaşkanlığında bir görüşme yaptı.

Görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Tatar ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz basına açıklama yaptı.

“VERİMLİ GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİRDİK”

Anıt mezarları ziyaret ettikleri sırada eşlik eden Namık Özkan isimli polisin trafik kazası neticesinde yaralanarak hastaneye kaldırıldığını söyleyen Yılmaz, “Çok şükür kardeşimizin bilinci açık durumu iyi. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum” dedi.

Yılmaz, hastanede Özkan’ı ziyaret edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı görevini üstlenmesinin ardından ilk yurtdışı ziyaretini KKTC’ye yapmaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Yılmaz, geçmişte de Kıbrıs’ı ziyaret ettiğini, bu birikimlerle geleceğe hep birlikte yürüyeceklerini belirtti.

Yılmaz, Devlet Planlama Teşkilatı’nda uzmanken, adaya gelerek, Devlet Planlama Örgütü ile çalışmalar yaptığını söyledi.

“KKTC’nin her bir köşesindeki kardeşlerimize Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve milletimizin en kalbi selamlarını iletiyorum.” diyen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tatar’la çok verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve ortak gündemlerindeki meselelere ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını kaydetti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Kuzey Kıbrıs’ın hakkaniyet mücadelesi ile kalkınma yönünde işbirliğimizin yanı sıra Doğu Akdeniz ve Maraş açılımına dair son gelişmeleri ve önümüzdeki dönemde fikir birliğiyle atacağımız adımları ele aldık.

Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü’nün Cumhurbaşkanı Yardımcılığı bünyesinde olması kapsamında; Kıbrıs Türkü için yapılacak her bir çalışmanın, görev ve sorumluluklarımız arasında artık apayrı bir yeri var.

Türkiye ve KKTC işbirliği, geçmişten bu yana sürdürülebilir bir yapıya kavuşmuştur ve kardeşlik bağlarımızdan beslenmektedir. Bizler, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıs Türkü’nün derdiyle dertlenecek, ihtiyaçlarını milletimizin ihtiyaçlarından ayrı görmeyeceğiz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ilk yurtdışı ziyaretini geçtiğimiz günlerde KKTC’ye yapmış, birlik-beraberlik irademizi en güçlü şekilde burada yinelemiştir.”

 “Türkiye Yüzyılının ilk kabine toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı ilk belgenin Türkiye ile KKTC arasındaki Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü olduğunu” söyleyen Yılmaz, protokolün hayırlara vesile olmasını diledi.

“KKTC’Yİ İMAR VE İHYA ETMEK ÜZERE GAYRETLERİMİZİ HIZLANDIRACAĞIZ”

Yılmaz, 31 Mart’ta imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması çerçevesinde KKTC’yi imar ve ihya etmek üzere gayretlerini hızlandıracaklarını ifade etti.

Yılmaz, dün gelir gelmez Yeni Ercan Havalimanı’na ziyaret gerçekleştirdiklerini; buradaki ilerlemeyi ve tıkanıklıkları değerlendirdiklerini belirterek, Türkiye Ulaştırma Bakanı’nın ve teknik heyetinin de kendisiyle KKTC’ye geldiğini söyledi.

Türkiye’nin destekleriyle yapılan bu yeni terminal binasının en kısa zamanda hizmete açılması için gerekli süreçleri KKTC makamlarıyla birlikte yakından takip edeceklerini belirten Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 Temmuz’da yeni havalimanına inmek istediğini belirttiğini anımsatarak, bu doğrultuda kalan hususları hızla tamamlayarak 20 Temmuz’da Erdoğan’ın bu havalimanına inmesi için gereken tüm tedbirleri alacaklarını söyledi.

Yılmaz, bugün gerçekleştireceği ziyaretlere de değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün öğleden sonra ise KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi yerleşkeleri inşaat alanını ziyaret edeceğiz. Ardından KKTC Karayolları Master Planı Uygulama Projesi kapsamında Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu ile Girne Yolu bağlantı noktasına bir saha ziyareti gerçekleştireceğiz.

İki ülke genel sağlık sigortası sistemlerinin uyumlandırılması, Derinya bölgesinde sosyal konut inşası ve denizin altından kablo ile elektrik temini gibi yeni projeleri ilgili bakanlarla yapacağımız görüşmelerde ele alacağız.”

Bu ziyaret sırasında güzel bir toplantı gerçekleştirdiklerini kaydeden Yılmaz, “Denizi geçmişiz derede boğulmayız inşallah” diyerek ufak tefek sorunların en kısa sürede çözüleceğini ve havaalanının açılacağını ifade etti.

“Orası KKTC’nin vitrini” diyen Yılmaz ülkeye gelen insanların ilk karşılaştığı yer olması itibariyle havalimanı binasının önemli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, yeni havalimanının 10 kat büyüyen kapasitesiyle hem ülkenin kalkınmasına hem de halkın hızlı hizmet almasına vesile olacağını kaydetti.

Projelerin bundan ibaret olmadığını, çok sayıda iş birliği projesi bulunduğunu dile getiren Yılmaz, kablo ile elektrik projesinin bunlar arasında en öncelikli olanlardan olduğunu söyledi.

Bu konuyla ilgili yetkililerin de ziyarette hazır bulunduğunu anlatan Yılmaz, teknik hazırlıkların sürdüğünü anlattı.

Kalkınma sürecinin hem kamu hem özel sektörü kapsadığına işaret eden Yılmaz, sadece kamu ile hedeflere ulaşmanın mümkün olmadığın belirtti.

Özel sektör konusunda etkili çalışalar yapılacağını, KKTC’nin mukayeseli üstlüklerini analiz ederek, KKTC ve TC özel sektörünün birlikte çalışacağı modellerle daha güçlü yatırım hamleleri yapılacağını anlatan Yılmaz, yaşanan sıkıntıların el birliğiyle aşılacağını belirtti.

Gündem

Redif Nurel: Rum liderin tutumu tüm Kıbrıs Türkü’ne yapılmış bir saygısızlıktır!..

-

-

-

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen törenle Ulusal Birlik Partisi’ne (UBP) katılan iş insanı Redif Nurel, Rum liderliğinin son dönemdeki açıklamaları ve gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Rum tarafı liderinin kısa süre önce yaptığı “Ben bütün Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanıyım” açıklamasını eleştiren Nurel, bu söylemin Kıbrıs Türk halkını yok saydığını savundu. Ardından gerçekleştirilen görüşmede yaşanan protokol görüntülerine de tepki gösteren Nurel, yaşananları “Kıbrıs Türkü’ne yönelik bir saygısızlık” olarak nitelendirdi.

Nurel açıklamasında, görüşme sırasında yaşanan karşılama biçimine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Kapının önünde beklerken, tam bizim Cumhurbaşkanımız içeriye girerken o şahıs kendi makamına geçmiş gibi içeri geçti. Cumhurbaşkanımız ise kapıdaki Birleşmiş Milletler yetkilileriyle tokalaştıktan sonra içeriye girdi ve makam odasında karşılandı. Bu sadece Cumhurbaşkanımıza değil, tüm Kıbrıs Türkü’ne yapılmış bir saygısızlıktır. Hem Birleşmiş Milletler’e hem bizim cumhurbaşkanına buraların hakimi, otoritesi benim, siz değilsiniz izlemini vermek istedi.”

Kendisinin aynı durumda farklı bir tavır sergileyeceğini ifade eden Nurel, “Ben olsaydım o kapıdan döner, arabama binip makamıma geri giderdim. Herkes haddini ve yerini bilmeli” dedi.

Nurel’in açıklamaları, kamuoyunda protokol ve siyasi temsil tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Devamını Oku

Gündem

Başbakan Ünal Üstel iş insanı Nurel’e rozet taktı: Yuvana Hoş Geldin Redif Nurel!

-

-

-

Demokrat Parti’de bir süre önce MYK üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevleri de bulunan iş insanı Redif Nurel, Ulusal Birlik Partisi’ne katıldı. Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Girne’de yapılan törende Nurel’e rozetinini kendi eliyle taktı ve “Yuvana hoş geldin” dedi. Üstel, “Redif Nurel’in kalbi hep bizimleydi ama daha fazla Ulusal Birlik Partisi’ne katkı koyması için bugün resmen üyemiz olmuştur. Yuvana hoş geldin Redif Nurel.” diye konuştu. 

Başbakan tarafından kürsüye davet edilen Redif Nurel, yaptığı teşekkür konuşmasında  “Yeniden aranızda olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Benim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bağlılığımı burada herkes çok iyi biliyor. Rakibimiz olan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin tüzüğünde birleşik Kıbrıs’tan başka bir şey yoktur. Bunu halkımıza hatırlatmalıyız. Herkes kendi geçmişinde hatalar yapar. Ben de yaptım. Bedellerini ödedim. Sayın Başbakanımızın açtığı kucakla yeniden yuvama geri  döndüm. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletine gerçekten bağlı olan Ulusal Birlik Partisi’dir. Bu partide kanımın son damlasına kadar savaşmaya geldim.” ifadelerini kullandı.alo

Nurel’in sözleri salondaki partililer tarafından coşkuyla alkışlandı.

Devamını Oku

Gündem

Karpaz’da üç büyük sorun:  Emirname, işsizlik ve çöküşe sürüklenen tarım

-

-

-

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) İskele İlçe Başkanı Aykut Günel, Karpaz bölgesinin kronikleşen sorunlarına dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Günel, özellikle İskele-Karpaz hattında halkın uzun yıllardır çözüm beklediğini vurguladı.

Günel’e göre bölgenin en can yakıcı üç temel sorunu; emirname uygulamaları, işsizlik ve tarım-hayvancılık sektöründeki gerileme. Karpaz’ın doğusundan batısına kadar uzanan geniş bir coğrafyada bu sorunların etkisinin hissedildiğini belirten Günel, seçim dönemlerinde hatırlanan ancak sonrasında ihmal edilen bir bölgeyle karşı karşıya olunduğunu ifade etti.

“18 YILDIR DEĞİŞMEYEN TABLO”

Karpaz emirnamesinin 2008 yılında, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) hükümeti döneminde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Günel, 2009 yılında Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin tek başına iktidara gelmesine rağmen uygulamanın kaldırılmadığını söyledi. Aradan geçen 18 yıla rağmen, 2026 yılı itibarıyla emirnamenin hâlâ yürürlükte olmasını eleştirdi. Günel, emirnamenin bölge halkının ekonomik gelişimini doğrudan engellediğini savunarak, “Bugün Karpaz’da bir çivi dahi çakamıyorsunuz” dedi.

“EKONOMİK BAĞIMSIZLIK ENGELLENDİ”

Emirnamenin getirilme amacının sorgulanması gerektiğini ifade eden Günel, uygulamanın bölgedeki arazilerin değerlenmesini engellediğini ve halkın ekonomik özgürlüğünü sınırladığını öne sürdü. Günel’e göre, emirname olmasaydı Karpaz’daki araziler yüksek ekonomik değere ulaşacak, bölge halkı kendi gelirini sağlayarak devlete veya siyasete bağımlı hale gelmeyecekti.

SEÇİMDEN SEÇİME İLGİ GÖRÜYORUZ

Bölgedeki bir diğer önemli sorunun ise tarım ve hayvancılığın gerilemesi olduğunu belirten Günel, üretim faaliyetlerinin ciddi şekilde azaldığını ve bunun da işsizliği artırdığını dile getirdi. Karpaz’ın yıllardır ihmal edildiğini söyleyen Günel, siyasi partilerin bölgeye yalnızca seçim dönemlerinde ilgi gösterdiğini savundu. Bölge halkının kalıcı çözümler beklediğini vurgulayan Günel, mevcut politikaların değişmemesi halinde sorunların daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye