Connect with us

Gündem

Kıb-Tek 80 milyon dolar ile tarihinin en büyük yatırımını yapmaya hazırlanıyor

-

-

Kıb-Tek 80 Milyon Dolarlık yatırım ile tarihinin en büyük yatırımına hazırlandığını duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) tarihinin en büyük yatırımına hazırlandığını duyurdu. Söz konusu yatırımın 80 Milyon Dolar olacağı bildirildi.

Kıb-Tek olarak, yıllar içerisinde ele alınmayan, hasır altı edilen ve yapılmayan işleri ele alarak bunların bir an önce tamamlanması için çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.

“HALKIMIZIN YILLARDIR MARUZ KALDIĞI BU RİSK ORTADAN KALKACAKTIR”

Kıb-Tek’ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İlk başta, daha önce hiçbir şekilde ele alınmayan, çok uzun yılardır atıl durumda bırakılan ve Halk sağlığı için büyük risk oluşturan Klor Gazlarının ve Tüplerinin bertarafı için, ihaleye çıkılmış, sonuçlandırılmış ve sözleşme imza edilmiştir. Sözleşmeye bağlı olarak Klor Gazlarının ve Tüplerinin bertaraf edilmesi ile birlikte Halkımızın yıllardır maruz kaldığı bu risk ortadan kalkacaktır.

Ülkemizin ihtiyacı olan enerji üretimi ile ilgili olarak, Teknecik Elektrik Santralımıza kısa vadede 2 adet 50 MW gücünde Mobil Treyler kazandırdık ve bunun yanında 4 yıldır arızadan dolayı atıl durumda olan 17,5 MW gücündeki Dizel Makina 8’in tamiri tamamlanmıştır ve bir hafta içerisinde devreye alınması planlanmaktadır.

“40 MW YERİNE 80 MW GÜCÜNDE JENERATÖR TEMİNİ İÇİN KARAR ALINDI”

Yine 2 adet yaklaşık 40 MW gücünde Jeneratör temini için ihaleye çekilmiş, ancak ihaleye teklif verilmemiştir.  Kıb-Tek artan enerji ihtiyacım göz önünde bulundurarak, tarihinin en büyük yatırımına imza atarak, 40 MW yerine 80 MW gücünde Jeneratör temini için karar alınmış ve ihale süreci başlatılmıştır.

“PERİODİK BAKIMLAR EÜAŞ TARAFINDAN YAPILMAYA DEVAM EDECEK”

Ayrıca tüm Santrallarımızın arıza ve bakımlarının yapılarak daha verimli çalışması için EÜAŞ ile birlikte çok ciddi çalışmalar yapılmıştır. Bu periodik bakımlar EÜAŞ tarafından yapılmıştır ve yapılmaya da devam edilecektir.

Son günlerde Dizel Makinaların arızalanmasına sebep olduğu düşünülen tankların altında yıllar içerisinde biriken kirli yakıtın (slacın), ana tanklarda birikmesini önlemek adına Slaç Tankı İhalesi’ne çekilmiş, sözleşme imzalanıp, tankların yapımına başlanmıştır.

Yaklaşık 5 yılda bir bu yakıt tanklarının bakımının yapılması gerekmekte olup, bu tankların içerisindeki slacların temizlenmesi, ana tanktan günlük tanklara yakıt tahliyesi sırasında makinalara ulaşımının engellenmesi ve bu makinaların arızalanmasına, bilerek veya bilmeyecek, sebebiyet verilmemesi gerekmektedir. Bu konuda da önlem olarak, tüm tankların yedeklerinin alınması ve buna müteakip mevcut tankların bakımlarının yapılması konusunda karar alınmıştır.

“AKARYAKIT BİRİMİ’NDE TÜM ANALİZ SONUÇLARI MEVCUT”

Ayrıca tüm alınan yakıtlarılı. yükleme limanlarında test ve analizleri yapılmakta olup, daha sonra Teknecik’te boşaltını öncesi alınan yakıt numunelerinin analizleri de bağımsız laboratuvarlarda yapılmaktadır. Keza KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’na bağlı Akaryakıt Birimi’nde de tüm analiz sonuçları mevcuttur.

Bizler yıllar içerisinde göz ardı edilen ve bu sistemin devamlılığının sağlanmasını engelleyen tüm noktalara inisiyatif kullanarak, sorumluluk alarak el attık, gereken kararları ürettik, ihale süreçlerini ve gereken işlemleri başlattık.

“YATIRIMLARIN OLUMLU SONUÇLARINI HALKIMIZ DA GÖRECEK”

Enerji yatırımlarının kısa vadede tamamlanmadığını göz önüne aldığımızda,  Kıb-Tek olarak Sn. Başbakan Ünal Üstel’in öneri ve destekleriyle almış olduğumuz kararların ve yapmış olduğumuz yatırımların olumlu sonuçlarını süreç içerisinde Halkımız da görecektir”

Gündem

Guterres gelmeden Oruç Reis geldi Yunanistan ve İsrail deliye döndü!..

-

-

-

Cüneyt Oruç yazdı….

Birileri hâlâ Kıbrıs meselesini yalnızca müzakere masasında çözülecek diplomatik bir başlık olarak görüyor olabilir. Oysa Doğu Akdeniz artık sadece siyasi değil, aynı zamanda enerji, güvenlik ve jeostrateji ekseninde şekillenen yeni bir güç mücadelesinin merkezidir.

İşte tam da bu nedenle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in 27 Temmuz’da adaya yapacağı ziyaret öncesinde yaşanan gelişmeler son derece anlamlıdır.

Çünkü Guterres’ten önce Oruç Reis geldi.

Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz’da imzalanan doğalgaz mutabakatının ardından yayımlanan NAVTEX ile Oruç Reis, Anamur ile Girne arasında inşa edilmesi planlanan doğalgaz boru hattının güzergâhında sismik araştırmalara başladı. Bu, yalnızca teknik bir çalışma değildir. Bu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de “ben de varım” demesinin en somut göstergesidir.

Yıllardır Kıbrıs Türk halkını enerji projelerinin dışında bırakmaya çalışan anlayış bugün ciddi bir gerçekle yüzleşmektedir.

Türkiye artık sadece garantör ülke değildir.

Aynı zamanda KKTC’nin enerji güvenliğini sağlayan, ekonomik geleceğini şekillendiren ve Doğu Akdeniz’deki stratejik denklemi yeniden kuran aktördür.

Dikkat çekici olan ise gelişmenin en büyük yankıyı Atina, Lefkoşa Rum Yönetimi ve Tel Aviv basınında bulmasıdır.

Yunan gazeteleri “Doğu Akdeniz’de sıcaklık yükseliyor” diyor.

Rum basını “Türkiye, Yunanistan’ın yapamadığını yaptı” başlığını atıyor.

İsrail basını ise bu hattın gelecekte Avrupa’ya uzanacak yeni enerji koridorunun başlangıcı olabileceğini yazıyor.

Aslında bu manşetler Türkiye’nin tezlerini doğruluyor.

Çünkü yıllardır Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini dışlayarak enerji haritaları çizenler, bugün bunun mümkün olmadığını kabul etmek zorunda kalıyor.

Gerçek şudur: Türkiye olmadan Doğu Akdeniz’de enerji denklemi kurulamaz. KKTC yok sayılarak hiçbir proje kalıcı olamaz.

Bugün Oruç Reis’in yaptığı çalışma sadece deniz tabanını incelemek değildir.

Aynı zamanda yıllardır Türk tarafına uygulanan siyasi izolasyon anlayışını da sorgulamaktadır.

Enerji güvenliği artık ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır.

Su projesinden sonra doğalgaz hattı da Türkiye ile KKTC arasındaki stratejik bağları daha da güçlendirecek yeni bir “asrın projesi” olmaya adaydır.

Elbette bu gelişmeler bazı çevreleri rahatsız edecektir.

Çünkü onlar yıllardır Kıbrıs Türkünü masaya mahkûm ederek zamanın kendi lehlerine işleyeceğini düşündüler.

Fakat bugün sahada bambaşka bir tablo oluşuyor.

Diplomasinin dili kadar enerji projeleri de konuşuyor.

Haritaları artık sadece müzakereciler değil, mühendisler de çiziyor.

İşte bu nedenle Guterres’in adaya geleceği günlerde artık konuşulacak yeni bir gerçek vardır.

Doğu Akdeniz’in geleceği yalnızca toplantı salonlarında belirlenmeyecek.

Sahada var olan, yatırım yapan, enerji üreten ve strateji geliştiren kazanacaktır.

Oruç Reis’in rotası bunun ilanıdır.

Ve belki de en önemli mesaj şudur: Kıbrıs Türk halkının geleceği artık yalnızca müzakere masasına değil, kendi ayakları üzerinde duran güçlü projelere de dayanmaktadır.

Devamını Oku

Gündem

Redif Nurel’den AP kararına sert tepki: İkiyüzlü AB’nin adaletine güvenmiyoruz

-

-

-

İş insanı Redif Nurel, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs’la ilgili kararına sert tepki gösterdi. Ada TV’de Cüneyt Oruç’un sorularını yanıtlayan Nurel, Avrupa Birliği’ni “çifte standart” uygulamakla suçlayarak, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların görmezden gelindiğini savundu.
Avrupa’nın Kıbrıs konusunda yıllardır taraflı bir tutum sergilediğini öne süren Nurel, “Avrupa’nın iki yüzlü olduğu dünyaca görülüyor. Birleşmiş Milletler 1974’ten önce de buradaydı. Kıbrıslı Türklere İngiltere’den Avustralya’ya iş imkânları yaratarak bu topraklardan uzaklaştırdılar. Ne yazık ki kendi Meclisimizde bile bu konuda tek ses olamıyoruz. Siyasi çıkarlar uğruna zafiyet gösteriyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun kararının ardından dahi ortak bir duruş sergileyemedik” dedi.
Avrupa’nın adalet söylemini eleştiren Nurel, “İşte Yunan’ın, Rum’un, Avrupa’nın ve AB’nin adaleti budur. Biz onların adaletini biliriz; onların adaleti iki yüzlülüktür” ifadelerini kullandı.
“ÖNCE KENDİ TARİHİNİZLE YÜZLEŞİN”
Avrupa ülkelerinin sömürgecilik geçmişine dikkat çeken Nurel, İngiltere, Fransa, Belçika, Portekiz, Almanya, İtalya ve Hollanda’nın geçmişte işledikleri ağır insan hakları ihlallerini hatırlatarak, “Camdan evde oturanlar başkalarının evine taş atmamalı” dedi.
Avrupa Birliği’nin Rum ve Yunan tarafına geçmişte yaşanan olaylarla ilgili hesap sormadığını savunan Nurel, Muratağa-Sandallar-Atlılar, Taşkent, Kanlı Noel, Ayvasıl, Kumsal, Geçitkale ve diğer katliamları hatırlatarak, “EOKA’nın yaptıklarını hiç sordunuz mu? Enosis’in ne anlama geldiğini, nihai hedeflerinin ne olduğunu üyelerinize hiç anlattınız mı?” diye konuştu.
Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar saldırı ve baskılar altında yaşadığını ifade eden Nurel, dönemin askeri güç dengesinin de göz ardı edildiğini belirterek, “O dönemde tankı, topu, zırhlı aracı olan kimdi? Bu soruların cevabını siz de biliyorsunuz” dedi.
“TÜRK ASKERİ KIBRIS TÜRKÜ’NÜ KORUMAK İÇİN GELDİ”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’te adaya geliş gerekçesinin Kıbrıs Türk halkının varlığını korumak olduğunu söyleyen Nurel, “Türk askeri, Kıbrıs Türkü’nü sürgün ve katliamlarla yok etmeye yönelik girişimlere karşı Ada’ya gelmiştir. Amacı Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini ve haklarını korumaktı” ifadelerini kullandı.
“İÇERİDE BİRLİK SAĞLANMALI”
Konuşmasının sonunda iç birlik çağrısı yapan Nurel, Kıbrıs Türk tarafının ulusal konularda ortak duruş sergilemesi gerektiğini savundu.
“Atalarımızın dediği gibi; ‘Hain içeride olunca kapı kilit tutmaz.’ Bizim içimizde olup AB fonlarıyla beslenen kişi ve örgütlerin Türk askerine ve mücahitlere ağır ithamlarda bulunmalarına gereken tepki gösterilmedi. Böylesine kritik milli meselelerde toplum olarak ortak bir duruş ortaya koymalıyız.” dedi.

Devamını Oku

Gündem

Pakistan ile KKTC arasında işbirliği fırsatı

-

-

-

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, temaslarda bulunmak üzere gittiği İslamabad’da Pakistan Adalet ve İnsan Hakları Bakanı Azam Nazeer Tarar ile bir araya geldi. Görüşmede insan hakları, eğitim, çalışma hayatı ve iki ülke arasındaki iş birliği ele alınırken, Hasipoğlu, iki ülke halkını “dosttan öte kardeş” olarak tanımladıklarını belirtti. KKTC’de eğitim gören Pakistanlı öğrencilerin iki ülke arasında önemli bir gönül köprüsü oluşturduğunu söyleyen Hasipoğlu, farklı sektörlerde çalışan Pakistan vatandaşlarının da ekonomiye ve toplumsal yaşama katkı sağladığını ifade etti.

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye