Connect with us

Gündem

İkinci tur için KKTC’de 20 Mayıs’ta yeniden sandık kurulacak

-

-

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, dün yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi’nde, hiçbir adayın seçilme yeterliliğini kazanamadığını, daha önceden ilan edilen Seçim Takvimi’ne göre, 28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verildiğini bildirdi.

Yener, Kurul üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, dünkü Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne ilişkin açıklama yaptı.

Başkan Yener, oy verme sırasında sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybeden sandık görevlisi ile 2 seçmen için başsağlığı dileğinde bulundu.

Seçim sürecinde zorlu bir çalışma dönemi geçiren tüm personel ve sandıklarda görev alan kamu görevlilerine teşekkür eden Yener, süreçte olgunlukla sonuçları bekleyen seçmenlere, çalışmalarına destek sağlayan tüm kamu kurumları ve çalışanlarına teşekkürlerini iletti.

YSK’ya gelen verileri açıklayan Yener, saat 15.15 itibarıyla yurt içi sandıklarının yüzde 100 oranında açıldığını, yurt içi katılım oranının 88,92 olduğunu bildirdi.

Yurt dışında ise 52,69 oranında bir katılım gerçekleştiğini aktaran Yener, yurt dışında veri girişi devam eden 35 bin 874 oy bulunduğunu söyledi.

Ahmet Yener, seçimin kesin olmayan sonuçlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Şu anda kesin olmayan geçici sonuçlara göre, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 49,51, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yüzde 44,88, Sayın Sinan Oğan’ın yüzde 5,17 ve Sayın Muharrem İnce’nin yüzde 0,44 oy aldığı görülmüştür.

Saat 15.15 itibarıyla sisteme girilmesi devam eden 35 bin 874 oyun tamamının ilk iki sırada yer alan adaylarımızdan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verilmiş olduğunu kabul etmemiz halinde, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranının yüzde 49,54 olduğu görülmüş, aynı şekilde 35 bin 874 oyun tamamının Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na verildiğini kabul etmemiz halinde de yüzde 44,85 oranında oy aldığı görülmüş.

Böylece 6271 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde öngörülen seçilme yeterliliğini hiçbir adayın kazanamadığı görülmüş ve daha önceden ilan edilen Seçim Takvimi’ne göre, 28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına Kurulumuzca karar verilmiştir.”

Başkan Yener, ikinci tur oylamanın Türk milletine, cumhurbaşkanı adaylarına ve siyasi partilere hayırlı olmasını diledi.

“KESİN SONUÇLAR 19 MAYIS’TA İLAN EDİLECEK”

Türkiye’de ilk defa gerçekleşecek ikinci tur seçimleri hakkında bilgi veren Yener, geçici aday listesinin ilan edilmesinden sonra 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu uyarınca geçici aday ikamesine ilişkin sürecin belirleneceğini kaydetti.

Yener, YSK’nın, son ikiye kalan adaylardan herhangi birisinin adaylıktan çekilmesi halinde, yerine gelecek adayın müracaat etmesi için daha önce ilan edilen seçim takvimindeki sürenin saat 17.00’den 20.00’ye çekilmesine karar verdiğini belirtti.

Oy pusulalarında sıralamada herhangi bir değişikliğin olmayacağını ifade eden Yener, pusulada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birinci, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise ikinci sırada yer alacağını söyledi.

Yener, 6271 sayılı Kanun gereğince propaganda döneminin başladığını dile getirerek, 298 sayılı yasa uyarınca il ve ilçe seçim kurullarına yapılan itirazların, YSK’ca kesin karara bağlanma tarihinin ise 18 Mayıs olduğunu, bunun ardından 19 Mayıs’ta kesin sonuçların ilan edileceğini bildirdi.

Kesin sonuçların ilanından sonra yurt dışında oy verme işlemlerinin 20 Mayıs’ta başlayacağını kaydeden Yener, “Yurt içinde ise 28 Mayıs Pazar günü gerçekleşecek. Bu dönemde de birinci tur oylamada olduğu gibi cumhurbaşkanı adaylarının radyo ve televizyondaki konuşmaları için kura çekimi ve konuşmaları gerçekleştirilecektir. 28 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ikinci oylamasının Türk milletine, Türk demokrasisine, cumhurbaşkanı adaylarımıza ve siyasi partilerimize hayırlı olmasını dileriz.” diye konuştu.

Gündem

Guterres gelmeden Oruç Reis geldi Yunanistan ve İsrail deliye döndü!..

-

-

-

Cüneyt Oruç yazdı….

Birileri hâlâ Kıbrıs meselesini yalnızca müzakere masasında çözülecek diplomatik bir başlık olarak görüyor olabilir. Oysa Doğu Akdeniz artık sadece siyasi değil, aynı zamanda enerji, güvenlik ve jeostrateji ekseninde şekillenen yeni bir güç mücadelesinin merkezidir.

İşte tam da bu nedenle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in 27 Temmuz’da adaya yapacağı ziyaret öncesinde yaşanan gelişmeler son derece anlamlıdır.

Çünkü Guterres’ten önce Oruç Reis geldi.

Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz’da imzalanan doğalgaz mutabakatının ardından yayımlanan NAVTEX ile Oruç Reis, Anamur ile Girne arasında inşa edilmesi planlanan doğalgaz boru hattının güzergâhında sismik araştırmalara başladı. Bu, yalnızca teknik bir çalışma değildir. Bu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de “ben de varım” demesinin en somut göstergesidir.

Yıllardır Kıbrıs Türk halkını enerji projelerinin dışında bırakmaya çalışan anlayış bugün ciddi bir gerçekle yüzleşmektedir.

Türkiye artık sadece garantör ülke değildir.

Aynı zamanda KKTC’nin enerji güvenliğini sağlayan, ekonomik geleceğini şekillendiren ve Doğu Akdeniz’deki stratejik denklemi yeniden kuran aktördür.

Dikkat çekici olan ise gelişmenin en büyük yankıyı Atina, Lefkoşa Rum Yönetimi ve Tel Aviv basınında bulmasıdır.

Yunan gazeteleri “Doğu Akdeniz’de sıcaklık yükseliyor” diyor.

Rum basını “Türkiye, Yunanistan’ın yapamadığını yaptı” başlığını atıyor.

İsrail basını ise bu hattın gelecekte Avrupa’ya uzanacak yeni enerji koridorunun başlangıcı olabileceğini yazıyor.

Aslında bu manşetler Türkiye’nin tezlerini doğruluyor.

Çünkü yıllardır Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini dışlayarak enerji haritaları çizenler, bugün bunun mümkün olmadığını kabul etmek zorunda kalıyor.

Gerçek şudur: Türkiye olmadan Doğu Akdeniz’de enerji denklemi kurulamaz. KKTC yok sayılarak hiçbir proje kalıcı olamaz.

Bugün Oruç Reis’in yaptığı çalışma sadece deniz tabanını incelemek değildir.

Aynı zamanda yıllardır Türk tarafına uygulanan siyasi izolasyon anlayışını da sorgulamaktadır.

Enerji güvenliği artık ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır.

Su projesinden sonra doğalgaz hattı da Türkiye ile KKTC arasındaki stratejik bağları daha da güçlendirecek yeni bir “asrın projesi” olmaya adaydır.

Elbette bu gelişmeler bazı çevreleri rahatsız edecektir.

Çünkü onlar yıllardır Kıbrıs Türkünü masaya mahkûm ederek zamanın kendi lehlerine işleyeceğini düşündüler.

Fakat bugün sahada bambaşka bir tablo oluşuyor.

Diplomasinin dili kadar enerji projeleri de konuşuyor.

Haritaları artık sadece müzakereciler değil, mühendisler de çiziyor.

İşte bu nedenle Guterres’in adaya geleceği günlerde artık konuşulacak yeni bir gerçek vardır.

Doğu Akdeniz’in geleceği yalnızca toplantı salonlarında belirlenmeyecek.

Sahada var olan, yatırım yapan, enerji üreten ve strateji geliştiren kazanacaktır.

Oruç Reis’in rotası bunun ilanıdır.

Ve belki de en önemli mesaj şudur: Kıbrıs Türk halkının geleceği artık yalnızca müzakere masasına değil, kendi ayakları üzerinde duran güçlü projelere de dayanmaktadır.

Devamını Oku

Gündem

Redif Nurel’den AP kararına sert tepki: İkiyüzlü AB’nin adaletine güvenmiyoruz

-

-

-

İş insanı Redif Nurel, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs’la ilgili kararına sert tepki gösterdi. Ada TV’de Cüneyt Oruç’un sorularını yanıtlayan Nurel, Avrupa Birliği’ni “çifte standart” uygulamakla suçlayarak, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların görmezden gelindiğini savundu.
Avrupa’nın Kıbrıs konusunda yıllardır taraflı bir tutum sergilediğini öne süren Nurel, “Avrupa’nın iki yüzlü olduğu dünyaca görülüyor. Birleşmiş Milletler 1974’ten önce de buradaydı. Kıbrıslı Türklere İngiltere’den Avustralya’ya iş imkânları yaratarak bu topraklardan uzaklaştırdılar. Ne yazık ki kendi Meclisimizde bile bu konuda tek ses olamıyoruz. Siyasi çıkarlar uğruna zafiyet gösteriyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun kararının ardından dahi ortak bir duruş sergileyemedik” dedi.
Avrupa’nın adalet söylemini eleştiren Nurel, “İşte Yunan’ın, Rum’un, Avrupa’nın ve AB’nin adaleti budur. Biz onların adaletini biliriz; onların adaleti iki yüzlülüktür” ifadelerini kullandı.
“ÖNCE KENDİ TARİHİNİZLE YÜZLEŞİN”
Avrupa ülkelerinin sömürgecilik geçmişine dikkat çeken Nurel, İngiltere, Fransa, Belçika, Portekiz, Almanya, İtalya ve Hollanda’nın geçmişte işledikleri ağır insan hakları ihlallerini hatırlatarak, “Camdan evde oturanlar başkalarının evine taş atmamalı” dedi.
Avrupa Birliği’nin Rum ve Yunan tarafına geçmişte yaşanan olaylarla ilgili hesap sormadığını savunan Nurel, Muratağa-Sandallar-Atlılar, Taşkent, Kanlı Noel, Ayvasıl, Kumsal, Geçitkale ve diğer katliamları hatırlatarak, “EOKA’nın yaptıklarını hiç sordunuz mu? Enosis’in ne anlama geldiğini, nihai hedeflerinin ne olduğunu üyelerinize hiç anlattınız mı?” diye konuştu.
Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar saldırı ve baskılar altında yaşadığını ifade eden Nurel, dönemin askeri güç dengesinin de göz ardı edildiğini belirterek, “O dönemde tankı, topu, zırhlı aracı olan kimdi? Bu soruların cevabını siz de biliyorsunuz” dedi.
“TÜRK ASKERİ KIBRIS TÜRKÜ’NÜ KORUMAK İÇİN GELDİ”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’te adaya geliş gerekçesinin Kıbrıs Türk halkının varlığını korumak olduğunu söyleyen Nurel, “Türk askeri, Kıbrıs Türkü’nü sürgün ve katliamlarla yok etmeye yönelik girişimlere karşı Ada’ya gelmiştir. Amacı Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini ve haklarını korumaktı” ifadelerini kullandı.
“İÇERİDE BİRLİK SAĞLANMALI”
Konuşmasının sonunda iç birlik çağrısı yapan Nurel, Kıbrıs Türk tarafının ulusal konularda ortak duruş sergilemesi gerektiğini savundu.
“Atalarımızın dediği gibi; ‘Hain içeride olunca kapı kilit tutmaz.’ Bizim içimizde olup AB fonlarıyla beslenen kişi ve örgütlerin Türk askerine ve mücahitlere ağır ithamlarda bulunmalarına gereken tepki gösterilmedi. Böylesine kritik milli meselelerde toplum olarak ortak bir duruş ortaya koymalıyız.” dedi.

Devamını Oku

Gündem

Pakistan ile KKTC arasında işbirliği fırsatı

-

-

-

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, temaslarda bulunmak üzere gittiği İslamabad’da Pakistan Adalet ve İnsan Hakları Bakanı Azam Nazeer Tarar ile bir araya geldi. Görüşmede insan hakları, eğitim, çalışma hayatı ve iki ülke arasındaki iş birliği ele alınırken, Hasipoğlu, iki ülke halkını “dosttan öte kardeş” olarak tanımladıklarını belirtti. KKTC’de eğitim gören Pakistanlı öğrencilerin iki ülke arasında önemli bir gönül köprüsü oluşturduğunu söyleyen Hasipoğlu, farklı sektörlerde çalışan Pakistan vatandaşlarının da ekonomiye ve toplumsal yaşama katkı sağladığını ifade etti.

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye