Connect with us

Gündem

Başbakan Meclis’e davet etti, hayvancılar ‘biz gitmeyiz sen başbakanlığa gel’ dedi

-

-

Hayvan Üreticileri, sendikalar ve siyasi partilerin katılımıyla, Başbakanlık önünde eylem gergin anlara sahne oldu. Başbakan Ünal Üstel ile eylemcilerin görüşmesinde, Başbakan, “Hayvancılar Birliği Meclis’e gitsin görüşelim” dedi. Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, eylem buradayken, burayı bırakıp Meclis’e gitmem” yanıtını verdi. CTP enel Başkanı Tufan Ehürman ve bazı vekiller, Başbakan Ünal Üstel ile “ithal et” konusunu görüşmek üzere Başbakanlık binasına girdi. Vekillerin binaya girmesinin ardından kısa süreli gerginlik yaşandı.

Polis Genel Müdürü, duvarlar yıkılmaya devam ederse tutuklama olacağını belirtti. Erhürman Başbakan’ı aradı. Başbakan, “Hayvancılar Birliği Meclis’e gitsin görüşelim” dedi. Bunun üzerine Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, eylem buradayken, burayı bırakıp Meclis’e gitmeyeceğini, çözüm bulmak isterlerse Başbakanlık önünde görüşeceklerini belirtti.

Naimoğulları, “Bu destek daha da artacak, hükümet üreticiye haksızlık yaptığını biliyor, bu eylem süresizdir, mücadelemize devam edeceğiz, direne direne kazanacağız” dedi.

Amacın ne et ne süt ne üretici olduğunu, amacın tüccarı zengin etmek olduğunu savunan Naimoğulları, eleştirilerde bulundu.

Bu etleri alacak otelleri işletmeleri de söyleceklerini ifade eden Naimoğulları, sağlıksız et istemediklerini söyledi, halkın buraları tercih etmemesini istedi.

Birlik Başkanı Naimoğulları,  Birlik olarak Başbakan’la görüşmek istediklerini ancak bu görüşmenin eylemin devam ettiği Başbakanlık’ta yer alması gerektiğini söyledi.

Naimoğulları yaptığı açıklamada, eylem alanına giden Erhürman’ın Başbakan ile görüştüğünü, ancak Başbakan’ın Birlik temsilcileriyle Meclis’te görüşebileceğini söylediğini aktardı.

Naimoğulları “Eylemcileri burada bırakıp gitmem. Çözüm istiyorlarsa buraya gelecekler” dedi.

Naimoğulları Başbakanın bazı bakanlarla görüşme teklifini de kendisinin reddettiğini kaydetti.

Naimoğulları “et ithalatından  geri adım atılmazsa biz kesinlikle hiçbirşeyi kabul etmeyiz. Derhal kaldırılacak. Birinci öncelik et ithalatı konusudur” şeklinde konuştu.

BAŞBAKANLIK’IN BAHÇE KAPILARI KIRILDI

Zaman zaman gerginliğin yaşandığı eylemde, eylemciler Başbakanlık kapılarını ve korkuluklarını kırdı, sloganlar atıp, hükümeti istifaya çağırdı.

Gerginlik sırasında polis yetkilileri Başbakanlığa gitmeye çalışan eylemcileri uyardı, sakinliğe davet etti ve gerginlik devam ederse müdahale edeceğini söyledi. Bunun üzerine gerginlik yatıştı ve eylem Başbakanlık önünde devam etti.

Sendikaların genel grev ve Başbakanlık önüne giderek destek verdiği birliğin eyleminde, hükümet istifaya çağrıldı, “birlik beraberlik mücadele” sloganı atıldı, ithal et yerine yerli üretime, üreticiye destek verilmesi istendi.

Birlik başkanı Mustafa Naimoğulları, burada yaptığı konuşmada, üreticinin yanında olmamakla suçladığı hükümeti istifaya çağırdı. Naimoğulları, Tarım Bakanı, Bayındırlık Bakanı ve Başbakanı eleştirdi, birlikte ortaya koyacakları mücadeleyle çıktıkları bu yolda üretimi korumayı başaracaklarını söyledi. 

KTAMS Başkanı Güven Bengihan da, bugün meydanda olduklarını çünkü ülkenin iyi yönetilmediğini, ülkenin yoksullaştığını ifade eden ederek, toplumsal mücadeleyi birlikteliği yükseltmek, geleceğe üretime gençliğe sahip çıkmak için meydanda olduklarını söyledi. 

Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da, Başbakanı eleştirerek, bütün baskılara rağmen eyleme katılan üyelerine teşekkür etti. 

Serdaroğlu, amacın “ucuza et getirmek” değil, “bir kaç tüccara yeni kapı açmak” olduğunu savunarak, eleştirilerde bulundu, devlet ciddiyeti ile üretimin desteklenmesini istedi. 

Serdaroğlu, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” ifadelerini kullandı. 

Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

Şebeke suyuna 7 ay sonra yeniden zam: Türkiye’den gelen su yüzde 34,03 arttı!

-

-

-

İçme ve kullanım amaçlı şebeke sularına 7 ay aranın ardından yeniden zam yapıldı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararına göre, Türkiye’den temin edilen içme suyunun metreküp fiyatı yüzde 34,03 artışla 18,28 TL’den 24,50 TL’ye yükseltildi.

İçme ve kullanım amaçlı şebeke sularına yaklaşık 7 ay aranın ardından yeniden zam yapıldı. Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar, 20 Ocak tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Yeni düzenlemeye göre, Türkiye’den temin edilen içme suyunun metreküp fiyatı yüzde 34,03 oranında artırılarak 18,28 TL’den 24,50 TL’ye yükseltildi. Türkiye’den su ulaşmasına rağmen yerel kaynakları kullanmaya devam eden belediyeler için de aynı tarifenin uygulanacağı belirtildi.

Yerel su kaynaklarından sağlanan suda da artışa gidildi. İşletmesi belediyelere ait yerel kaynaklardan verilen suyun metreküp fiyatı yüzde 50 artışla 7 TL’den 10,50 TL’ye çıkarıldı. Su İşleri Dairesi tarafından işletilen yerel kaynaklardan sağlanan suyun metreküpü ise yüzde 35,29 oranında artırılarak 17 TL’den 23 TL’ye yükseltildi.

Tarımsal amaçlı kullanılan suyun metreküp fiyatı da yüzde 22,81 artışla 8,55 TL’den 10,50 TL’ye çıkarıldı.

Düzenleme, belediyelerin devlete ödeyeceği su ücretlerini kapsarken, belediyelerin konut abonelerine uygulayacağı su tarifelerinin devlet onayına tabi olması nedeniyle, yapılan artışların önümüzdeki dönemde hane halkı su faturalarına da yansıması bekleniyor.

Suya en son 15 Haziran 2025 tarihinde zam yapılmış, bu tarihte Türkiye’den temin edilen suda yüzde 100’ü, yerel kaynaklardan verilen suda ise yüzde 130’u aşan artışlar uygulanmıştı.

Devamını Oku

Gündem

CTP’nin görüşü siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu ve iki kesimli federasyondur…

-

-

-

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Ankara temaslarına ilişkin yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne dair CTP’nin görüşünün siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu ve iki kesimli federasyon olduğunu vurgulayarak, açıklamalarının bazı yayın organlarında bağlamından koparılarak yansıtılmasını eleştirdi.

İncirli’nin yaptığı paylaşımın tamamı şu şekilde:

“Geçtiğimiz hafta Ankara’da yapmış olduğumuz temasların oldukça başarılı geçtiğini, memnun bir şekilde ülkeye döndüğümüzü ifade etmiştim. Türkiye’deki basının ve sivil toplumun Kıbrıs sorununa ve Kıbrıs Türk siyasetine ilgi göstermesi önemlidir, arzu ettiğimiz, olması için çalıştığımız bir şeydir. Doğrudan temas ve sağlıklı ilişkiler kurmayı çok önemsiyoruz, bunun için çalışıyoruz. Bizim görevimiz Kıbrıs sorununu, Kıbrıslı Türklerin iradesini ve CTP’nin görüşlerini mümkün olduğunca geniş bir alanda paylaşmaktır.

Türkiye Diplomasi Muhabirleri Derneği organizasyonu ile 16 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da bir grup gazeteci ile bir araya geldik. Toplantıya Yusuf Kanlı, Yıldız Yazıcıoğlu, Yusuf Tuncer (Aydınlık), Buse Söğütlü (T-24), Gülsen Solaker (Deutsche Welle) , Batu Bozkürk (Cumhuriyet), Ecem Toplar (Haber Global), Melis Yıldırım (Anka Haber Ajansı), Burçin Gerçek (AFP) katıldı. Toplantıda Dışilişkiler Sekreterimiz Fikri Toros da hazır bulundu. Yaklaşık 3 saat süren bu röportajdan sonra görüşlerimiz çok sayıda haberde yer buldu.

Toplantıda bir çok başlık yanında Kıbrıs sorunu ile ilgili sorulara da yanıtlar verdik. Federasyon ve iki devletli çözüm tartışmaları temelinde yöneltilen sorulara verdiğimiz yanıtlarda CTP’nin görüşlerini ve pozisyonunu, son derece açık ve net bir şekilde ifade ettik. Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne dair  CTP’nin görüşü gayet iyi bilindiği üzere siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu ve iki kesimli federasyondur.

Buna rağmen ifadelerimizin Türkiye’deki bazı yayın organlarında özünden koparılarak farklı anlamlara çekildiğini üzülerek takip ettim. Kıbrıs sorununa bizler kadar hakim olmayan kişilerin, açıklamalarımızı kendi amaçlarına hizmet edecek şekle dönüştürmeleri ve hatalı yorumlara vesile olmaları gerçekle bağdaşmamanın yanı sıra kabul edilebilir değildir.

Çözüme şüphe ile bakan bazı çevrelerin federasyon kelimesini içeriğinden bağımsız olarak ‘’toksik’’ bir ifadeye büründürmeye çalışmaları yeni bir şey değildir. Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de çok benzer durumlarla karşılaşmış olduğumuzu hatırlatmak isterim. Bu durumla mücadele etmenin en önemli yollarından biri federasyonun içeriğini doğru şekilde anlatmak ve çözüm vizyonunu güçlü şekilde ortaya koymaktır.

”FEDERASYON’ KAVRAMI ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN VE BİLİNÇLİ BÇİMDE İTİBARSIZLAŞTIRMA İÇEREN TARTIŞMA ZEMİNİ DOĞRU VE SAĞLIKLI DEĞİLDİR’

Ankara’daki toplantıda özellikle vurguladığım husus şudur: ‘’Federasyon’’ kavramı üzerinden yürütülen ve bilinçli biçimde itibarsızlaştırma içeren tartışma zemini doğru ve sağlıklı değildir. Esas olan, Kıbrıs özelinde federasyonun temel bileşenlerinin siyasi eşitlik, iki toplumluluk ve iki bölgelilik olduğudur. Bu da uluslararası hukukla desteklenen yegane gerçekçi çözüm modelidir. Bunun alternatifi de statükonun devamı ve Kıbrıslı Türklerin bedellerine maruz bırakılmasıdır.

Partimizin Kıbrıs sorunu ile görüşlerinin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da açık, tutarlı ve net olacağına dair kimsenin şüphesi olmasın”

Devamını Oku

Gündem

Her ay 3 bin yeni araç trafiğe çıkıyor

-

-

-

Cumhuriyet Meclisi Trafik ve Ulaştırma Hizmetleri Komisyonu, Toplu Ulaşım Master Planı’nı oy birliğiyle onayladı. Buna göre çemberlerdeki trafik levhaları ve mesafe düzenlemeleri yeniden ele alınacak. Trafikteki araç sayısındaki hızlı artışa da değinen Arıklı, her ay ortalama 3 bin yeni aracın trafiğe çıktığını belirterek, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Arıklı, Toplu Ulaşım Master Planı’nın hayata geçirilmesinin bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydetti.

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye