Connect with us

Gündem

Adıyaman’da bir numaralı müşteki Başbakan Ünal Üstel olacak

-

-

Adıyaman’da bugün başlayacak İsias davasında bir numaralı müşteki olarak yer alacak Başbakan Ünal Üstel, “Bir yıl geçti ama acımız geçmedi. Bu acılar bir daha yaşanmasın diye buradayız” dedi.  KKTC olarak önemli savaşlar, önemli kayıplar yaşandığını anımsatan Başbakan Üstel, “Mağusa’nın savaşlarda yitirdiği can sayısı ile depremde yitirdiği can sayısı aynı. Herkes yaşadığımız acının büyüklüğünü buradan anlayabilir” diye konuştu. Adıyaman’a geçişi öncesinde Şanlıurfa’da açıklamalarda bulunan Üstel, şu ifadeleri kullandı: “Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz. Çünkü adalet mülkün temelidir. Buradaki mülk devlettir. Adalet yoksa devlet de olamaz. Dolayısıyla adil bir yargılanmanın ardından, sorumluluğu olan herkesin kanunların öngördüğü şekilde hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum.”

********************

manset

Gazze’de soykırım ile suçlanan İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda savunma yapacak

İsrail Uluslararası Adalet

Divanı’nda hesap verecek

Güney Afrika, Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davada, “İsrail’in Hamas’a karşı yürüttüğü askeri harekâtın Gazze’de yol açtığı ölüm, yıkım ve insani krizin boyutlarının uluslararası hukuka göre soykırım eşiğini aştığını” bildirdi. Güney Afrika’nın Filistinlilere soykırım yapmakla suçladığı İsrail, Birleşmiş Milletler’in en üst mahkemesi önünde kendisini savunacak.

İsrail başbakanlık ofisinden yetkili Eylon Levy, “İsrail devleti, Güney Afrika’nın saçma sapan kan iftirasını çürütmek için Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı (UAD) önüne çıkacak” dedi. Levy, Güney Afrika’yı, 7 Ekim tarihli Hamas saldırısına “siyasi ve hukuki kılıf uydurmakla” suçladı.

Güney Afrika, UAD’ye açtığı davada İsrail’i “Gazze’deki Filistinlileri yok etmeyi” amaçlayan “soykırım” eylemleriyle suçladı.

Dosyada, Tel Aviv’in “ayrım gözetmeksizin güç kullanımına başvurduğu ve bölge halkını zorla yerinden ettiği” ifade edildi.

Rapor, bir devlete yönelik hiçbir saldırının soykırıma karşı 1948 sözleşmesinin ihlal edilmesini haklı gösteremeyeceğini savundu.

Sözleşmeyi imzalayan İsrail ise bu suçlamayı reddetti. Ulusal güvenlik danışmanı Tzachi Hanegbi İsrail gazetesi Yediot Aharonot’a yaptığı açıklamada “Yahudi halkı soykırımın ne olduğunu herkesten daha iyi bilir” dedi.

Güney Afrika geçen hafta mahkemeden İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını derhal askıya alması için bir ara emir çıkarmasını istedi. Dava devam ederse yıllar sürecek ancak ara kararın haftalar içinde çıkabileceği belirtiliyor.

UAD’nin İsrail aleyhine vereceği bir kararın ülkeyi siyasi ve ekonomik olarak izole edebileceği ifade ediliyor.

Kudüs İbrani Üniversitesi’nde hukuk profesörü olan Barak Medina, “İsrail bunu görmezden gelemez” dedi.

Gazze’de çatışmalar sona erdiğinde İsrail’de seçimlerin yapılması bekleniyor. Ülkede Hamas saldırısıyla bağlantılı istihbarat ve güvenlik zafiyetlerine yönelik yaygın öfkenin, iktidarda olanlar için kötü sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

BİNLERCE ASKER GERİ ÇEKİLECEK

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ı yok edene ve 100’den fazla rehine serbest bırakılana kadar savaşı sürdürme sözü vermişti. İsrail, Filistinli sivillere yönelik saldırıları azaltması için artan uluslararası baskı altında. Hamas yönetimindeki bölgeye büyük hava ve kara operasyonları düzenleyen İsrail, binlerce askerini diğer bölgelerden çekeceğini açıkladı. Ordu, beş tugayın ya da birkaç bin askerin önümüzdeki haftalarda Gazze’den ayrılacağını duyurdu. Bazıları daha fazla eğitim almak ya da dinlenmek için üslere giderken, birçok yaşı ileri yedek asker de evlerine dönecek.  Ancak salı günü Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde şiddetli çatışmalar devam etti. Filistinliler, kentte ve doğuda İsrail sınırına yakın tarım alanlarında ağır hava saldırıları ve topçu bombardımanı olduğunu bildirdi.

İsrail ordusu, Bureij yakınlarındaki Nuseirat kampının bazı bölümlerinde yaşayan insanlara tahliye emri verdi. Emirler telefonla ve kampın üzerine bırakılan broşürlerle iletildi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı, yaklaşık 22 bin Filistinlinin ölümüne neden oldu; 2,3 milyon insanın çoğu güneye göç etmek zorunda kaldı.

Savaş başladığından bu yana İsrail, BM’nin ihtiyaçlarının çok altında olduğunu söylediği bir miktar yardım dışında, 2,3 milyonluk nüfusa gıda, su, ilaç ve diğer malzemelerin girişini yasakladı.

Gündem

BM Genel Sekreteri: BM barışı dayatamaz, onu yalnızca Kıbrıslılar inşa edebilir!..

-

-

-

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs’ta barışın dışarıdan dayatılamayacağını belirterek çözümün liderler aracılığıyla Kıbrıslılar tarafından inşa edilebileceğini söyledi.

Kıbrıs’a gelişinin ardından X hesabından paylaşım yapan Guterres, Kıbrıs sorununa kapsamlı ve sürdürülebilir çözüm arayışında Kıbrıslı toplumlara desteğini ifade etmek üzere adaya geldiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres, saat 19.00’da ise Erhürman ve Hristodulidis ile ara bölgede akşam yemeğinde bir araya gelecek.

Guterres, çarşamba günü de Erhürman ve Hristodulidis’le ara bölgede üçlü görüşme gerçekleştirecek.

BM İyi Niyet Misyonu Ofisi’nde saat 10.00’da başlayacağı bildirilen üçlü görüşmenin ardından Guterres’in basın toplantısı düzenleyeceği öngörülüyor.

Guterres’e ziyaretinde BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ve Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in eşlik etmesi bekleniyor.

Guterres’in ziyareti, bir BM Genel Sekreteri’nin 16 yıl aradan sonra Kıbrıs’a gerçekleştireceği ilk ziyaret olacak. Kıbrıs’a son BM Genel Sekreteri ziyareti, 2010’da Ban Ki-Moon tarafından yapılmıştı.

Holguin, dün Guterres ziyareti öncesi liderlerle yaptığı görüşmelerde, bu ziyaretin Genel Sekreter’in Kıbrıs’a olan bağlılığının bir göstergesi olduğuna işaret ederek, Guterres’in görev yaptığı 10 yıl boyunca Kıbrıs sorunuyla yakından ilgilendiğini vurgulamıştı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs’ta barışın dışarıdan dayatılamayacağını belirterek çözümün liderler aracılığıyla Kıbrıslılar tarafından inşa edilebileceğini söyledi.

Kıbrıs’a gelişinin ardından X hesabından paylaşım yapan Guterres, Kıbrıs sorununa kapsamlı ve sürdürülebilir çözüm arayışında Kıbrıslı toplumlara desteğini ifade etmek üzere adaya geldiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres, saat 19.00’da ise Erhürman ve Hristodulidis ile ara bölgede akşam yemeğinde bir araya gelecek.

Guterres, çarşamba günü de Erhürman ve Hristodulidis’le ara bölgede üçlü görüşme gerçekleştirecek.

BM İyi Niyet Misyonu Ofisi’nde saat 10.00’da başlayacağı bildirilen üçlü görüşmenin ardından Guterres’in basın toplantısı düzenleyeceği öngörülüyor.

Guterres’e ziyaretinde BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ve Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in eşlik etmesi bekleniyor.

Guterres’in ziyareti, bir BM Genel Sekreteri’nin 16 yıl aradan sonra Kıbrıs’a gerçekleştireceği ilk ziyaret olacak. Kıbrıs’a son BM Genel Sekreteri ziyareti, 2010’da Ban Ki-Moon tarafından yapılmıştı.

Holguin, dün Guterres ziyareti öncesi liderlerle yaptığı görüşmelerde, bu ziyaretin Genel Sekreter’in Kıbrıs’a olan bağlılığının bir göstergesi olduğuna işaret ederek, Guterres’in görev yaptığı 10 yıl boyunca Kıbrıs sorunuyla yakından ilgilendiğini vurgulamıştı.

Devamını Oku

Gündem

Ziyaretin amacı BM’nin Kıbrıs’ta çözüm konusunda kararlığını göstermek!..

-

-

-

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaptığı görüşme sonrası Genel Sekreter, ”Kıbrıslılarla ve garantör ülkelerle birlikte çözüm bulunmasına katkı sağlama yönündeki kararlılığımı ortaya koymak için buradayım” dedi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cumhurbaşkanlığı’nda görüştü.Görüşme saat 11.45’te başlarken, Erhürman, Guterres’i girişte karşıladı. Heyetlerle yapılan görüşme sonrası Erhürman ile Guterres’in 20 dakika baş başa görüştüğü de kaydedildi.

Guterres, Cumhurbaşkanlığı önünde yaptığı kısa açıklamada şunları dile getirdi:

“Dayanışmamı ifade etmek, Kıbrıslılarla ve aynı zamanda garantör ülkelerle birlikte bir çözüm bulunmasına katkı sağlama yönündeki kararlılığımı ortaya koymak için buradayım. Aynı zamanda, Güven Yaratıcı Önlemlerin her iki tarafın halklarının yararına olacak şekilde ilerleyip ilerlemediğini görmek istiyorum.

İki toplumun liderleriyle oldukça yapıcı iki görüşme gerçekleştirdim, teşekkür ederim.”

Guterres’e görüşmede BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix, Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ve Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Khassim Diagne eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres’i ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı’nda kabul etti.

Görüşme öncesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erhürman, Guterres ve heyetini kabul etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik güçlü iradesinin farkında olduğunuzu düşünüyorum. Güven Yaratıcı Önlemler konusunda üzerimize düşeni yapmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. 2004 ve 2017 yıllarında yaşanan deneyimlerden farklı olarak, bu kez ortak hedefimize ulaşmamıza katkı sağlayacak yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Erhürman, “Çabalarınızı güçlü şekilde destekliyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri António Guterres ise, “İki toplumun çözüm arayışına destek olmak amacıyla elimizden gelen her şeyi yapma kararlılığındayız. Bir çözümün aynı zamanda garantör ülkelerin katkısına da bağlı olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle, iki toplumun refahını ve çözüme ulaşma kararlılığını güçlendirecek her türlü katkıyı sağlamaya büyük önem veriyoruz.” dedi. Guterres, bugün önünde bulunan önemli fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayacak ve süreci ileriye taşıyacak her türlü çabayı desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayarak, “Burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Nazik ev sahipliğiniz için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Gündem

Guterres gelmeden Oruç Reis geldi Yunanistan ve İsrail deliye döndü!..

-

-

-

Cüneyt Oruç yazdı….

Birileri hâlâ Kıbrıs meselesini yalnızca müzakere masasında çözülecek diplomatik bir başlık olarak görüyor olabilir. Oysa Doğu Akdeniz artık sadece siyasi değil, aynı zamanda enerji, güvenlik ve jeostrateji ekseninde şekillenen yeni bir güç mücadelesinin merkezidir.

İşte tam da bu nedenle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in 27 Temmuz’da adaya yapacağı ziyaret öncesinde yaşanan gelişmeler son derece anlamlıdır.

Çünkü Guterres’ten önce Oruç Reis geldi.

Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz’da imzalanan doğalgaz mutabakatının ardından yayımlanan NAVTEX ile Oruç Reis, Anamur ile Girne arasında inşa edilmesi planlanan doğalgaz boru hattının güzergâhında sismik araştırmalara başladı. Bu, yalnızca teknik bir çalışma değildir. Bu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de “ben de varım” demesinin en somut göstergesidir.

Yıllardır Kıbrıs Türk halkını enerji projelerinin dışında bırakmaya çalışan anlayış bugün ciddi bir gerçekle yüzleşmektedir.

Türkiye artık sadece garantör ülke değildir.

Aynı zamanda KKTC’nin enerji güvenliğini sağlayan, ekonomik geleceğini şekillendiren ve Doğu Akdeniz’deki stratejik denklemi yeniden kuran aktördür.

Dikkat çekici olan ise gelişmenin en büyük yankıyı Atina, Lefkoşa Rum Yönetimi ve Tel Aviv basınında bulmasıdır.

Yunan gazeteleri “Doğu Akdeniz’de sıcaklık yükseliyor” diyor.

Rum basını “Türkiye, Yunanistan’ın yapamadığını yaptı” başlığını atıyor.

İsrail basını ise bu hattın gelecekte Avrupa’ya uzanacak yeni enerji koridorunun başlangıcı olabileceğini yazıyor.

Aslında bu manşetler Türkiye’nin tezlerini doğruluyor.

Çünkü yıllardır Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini dışlayarak enerji haritaları çizenler, bugün bunun mümkün olmadığını kabul etmek zorunda kalıyor.

Gerçek şudur: Türkiye olmadan Doğu Akdeniz’de enerji denklemi kurulamaz. KKTC yok sayılarak hiçbir proje kalıcı olamaz.

Bugün Oruç Reis’in yaptığı çalışma sadece deniz tabanını incelemek değildir.

Aynı zamanda yıllardır Türk tarafına uygulanan siyasi izolasyon anlayışını da sorgulamaktadır.

Enerji güvenliği artık ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır.

Su projesinden sonra doğalgaz hattı da Türkiye ile KKTC arasındaki stratejik bağları daha da güçlendirecek yeni bir “asrın projesi” olmaya adaydır.

Elbette bu gelişmeler bazı çevreleri rahatsız edecektir.

Çünkü onlar yıllardır Kıbrıs Türkünü masaya mahkûm ederek zamanın kendi lehlerine işleyeceğini düşündüler.

Fakat bugün sahada bambaşka bir tablo oluşuyor.

Diplomasinin dili kadar enerji projeleri de konuşuyor.

Haritaları artık sadece müzakereciler değil, mühendisler de çiziyor.

İşte bu nedenle Guterres’in adaya geleceği günlerde artık konuşulacak yeni bir gerçek vardır.

Doğu Akdeniz’in geleceği yalnızca toplantı salonlarında belirlenmeyecek.

Sahada var olan, yatırım yapan, enerji üreten ve strateji geliştiren kazanacaktır.

Oruç Reis’in rotası bunun ilanıdır.

Ve belki de en önemli mesaj şudur: Kıbrıs Türk halkının geleceği artık yalnızca müzakere masasına değil, kendi ayakları üzerinde duran güçlü projelere de dayanmaktadır.

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye