Connect with us

Gündem

49 yıl sonra şehit edildiği yerde hazin tören

-

-

Rumların 1974’te katlettiği şehit gazeteci Adem Yavuz, Küçük Kaymaklı bölgesinde saldırıya uğradığı yerde ilk kez anıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) kontrolündeki ara bölgede yer alan anma törenine, şehit yakınları, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği yetkilileri katıldı.

Anma töreni, 14 Ağustos 1974 günü Adem Yavuz’un, meslektaşı Ergin Konuksever ile birlikte yaylım ateşinde kalarak araç içinde vuruldukları bölgede yapıldı. Bir diğer araçta vurulan Hüseyin Kiracıoğulları da törene katılanlar arasındaydı.

Şehit yakınları, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği yetkilileri ile basın, ikinci aracın bulunduğu noktaya gruplar halinde alındı.

Törende saygı duruşunda bulunularak, çelenk bırakıldı. İlk saldırıda hafif yaralanan Adem Yavuz’un, Rumlar tarafından ikinci kez uğradığı saldırı şehit olmasına yol açtı.

Türk gazeteci Adem Yavuz, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında adada savaş muhabirliği yapıyordu. Gazeteci Ergin Konuksever, Adem Yavuz ile birlikte Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci aşamasının ilk günü uğradıkları saldırıyı Türk Ajansı Kıbrıs’a anlatmıştı.

Tank savaşında fotoğraflar çeken ve filmlerini akşamüzeri kalkacak helikopterle Adana’ya, oradan da İstanbul’a yollaması gereken Konuksever, o günle ilgili şunları dile getirmişti:

“Helikopterin kalkmasına az bir süre kala, meslektaşım Adem Yavuz ile birlikte Hamitköy civarında bizi götürecek araç arıyorduk. Muhtarın arabasıyla hamile bir kadını doğuma götüreceğini duyunca biz de o arabaya bindik ve yola çıktık.” Sabah tankla gezerken henüz Türk askeri tarafından alınmadığını öğrendiği bir bölgeden geçmek üzereyken şoförü güvenlik konusunda uyardığını ancak sözünü dinletemediğini ifade eden Konuksever, şöyle devam etmişti:

“Adem ile birlikte yanımda bulunan diğer meslektaşım Cengiz’e (Kapkın), ‘direksiyona sen geç, bu herifi arabadan atacam’ dedim. Cengiz yapma etme, kavga çıkarma diyerek beni sakinleştirmeye çalıştı. ‘Olur mu, bak bizi ölüme götürüyor’ dedikten sonra 500 metre ya gittik, ya gitmedik, bir yaylım ateşi altında kaldık.” Daha sonra zırhlı bir arabanın gelip kendisini ve Adem Yavuz’u alıp, hastaneye götürdüğünü dile getiren Konuksever, meslektaşı Adem Yavuz’un ölümüne giden hastanedeki süreci ise şöyle anlatmıştı: “Hastaneye gittiğimizde Adem yaralıydı ama ayaktaydı. Hatta ben ameliyata giderken ‘Adem, hakkını helal et. Buradan dönemezsem çoluk çocuğu bulursunuz anlatırsınız’ dedim ona. Ben ameliyathaneye girdim, beni ameliyat ettiler. Sonra hastanenin içinde en üst katında bir yere götürdüler. Orada bir yatakta iki saat falan geçti. Güneş batmaya başlayınca Adem’i getirdiler sedyede. ‘Herhalde Adem de benim yaralandığım yerde yaralandı da fark etmedi’ diye düşündüm. Adem orada yattığı 15 gün boyunca hiç konuşmadı. Sadece inliyordu. Kendine gelir gibi olunca ‘nasılsın’ diye sorunca ‘Ağbi hemen kaçalım buradan. Ağbi bizi öldürecek bu adamlar’ dedi. Meğer beni sedyeyle içeriye taşınırken hastanenin bahçesinde bulunduğu sırada bir kişi karnına ateş açmış. Düzelemedi de ondan sonra. Rum doktor Adem’i de 5-6 defa ameliyat etti ancak maalesef onu kurtaramadık.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

Suç örgütlerine asla geçit verilmeyecek

-

-

-

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, bugüne kadar ülkede yaşanan tehdit, kurşunlama ve benzeri tüm olayların tamamı aydınlatıldığına dikkat  çekerek, “Devlet bu tür olaylara karşı sıfır toleransla hareket ediyor” dedi. İş insanlarını hedef alan 8 ayrı organize olayın çözüldüğünü ve bu olaylar kapsamında 14 zanlının tutuklandığını belirten Oğuz, oto galerileri hedef alan saldırılarla ilgili ise şu ana kadar 4 olayda 15 zanlının yakalandığını, hukuki süreçlerin devam ettiğini kaydetti.

TÜRKİYE İLE ANLIK BİLGİ PAYLAŞIMI

Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında yürürlükte olan güvenlik anlaşması çerçevesinde anlık bilgi paylaşımı yapıldığını hatırlatan Oğuz, son yaşanan olaylarda da iki ülkenin emniyet birimleri arasında çok hızlı bir şekilde bilgi alışverişi sağlandığını ifade etti. Hukuksal anlamda polisin elinin yasalarla güçlenmesine yönelik adımların da gündemde olduğunu vurgulayan Oğuz, bu konunun Başbakan, GKK ve PGM ile İç Güvenlik İstişare Toplantısı’nda ele alınacağını belirtti.

YÜZ TANIMA KAMERARALARI KURULUYOR

Türkiye Cumhuriyeti ile kurulan iletişim ağı ve güvenlik listeleri doğrultusunda da belirli şahısların ülkeye girişinin engellendiğini belirten Bakan Dursun Oğuz, teknolojik unsurların da artırıldığını söyledi. Yüz tanıma kameralarıyla ilgili Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü’nün son bir ay içinde iki kez KKTC’ye gelerek çalışmalarını sürdürdüğünü, her konuda mutabakat sağlandığını ve kurulumla ilgili sürecin çalışmalarının de en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

Devamını Oku

Gündem

Asgari ücret net 52 bin 738 TL oldu

-

-

-

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun oy çokluğuyla aldığı kararla 2026 yılının ilk asgari ücreti brüt 60 bin 618 TL, net 52 bin 738 TL olarak belirlendi; işçi tarafı karara itiraz edeceğini açıkladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, KKTC vatandaşı olup sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılan çalışanlara, Şubat ve Mart aylarında olmak üzere iki taksit halinde 6 bin TL, toplamda 12 bin TL ücret desteği verileceğini bildirdi. Ücret desteğinden yararlanmak isteyen çalışanlar, İhtiyat Sandığı Dairesi’ne ait “ihtiyat.gov.ct.tr” adresinde oluşturulacak online başvuru portalı üzerinden müracaat edebilecek.

Devamını Oku

Gündem

Hasipoğlu: Rumlar bugüne kadar hem AB’yi hem BM’yi ustalıkla kandırdı!..

-

-

-

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs sorununa ilişkin sosyal medya paylaşımında, 20 arayla sorduğu sorulara verilen cevapları hatırlatarak Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirdi.

Hasipoğlu, 2004 yılı Annan Planı referandumundan önce AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Günter Verheugen ile yaptığı görüşmeye dair şunları paylaştı:

“Sayın Komiser, belli ki Rum tarafı sizi Annan Planı’na ‘evet’ diyecekleri konusunda ikna etmiş. Peki hiç düşündünüz mü tam tersi olursa? Bir ay sonra, Nisan ayında her iki halkın aynı anda oy kullanacağı bu referandumda Rumlar ‘hayır’, biz ‘evet’ dersek, o zaman mevcut statükoyu, yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kabul edecek misiniz?”

Hasipoğlu, bu sorunun ardından hem kendisinin hem de yanında bulunan amcasının salondan çıkarıldığını, bazı Rum siyasi parti temsilcilerinin ağır tepkiler verdiğini belirtti. Hasipoğlu, Verheugen’in basına yaptığı açıklamada ise “Rumlar Avrupa Birliği’ni kandırdı” dediğini aktardı.

Bakan Hasipoğlu, 2024 yılında Avrupa Konseyi’nde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’e yönelttiği soruyu da paylaştı:

“20 yıl önce hazır değildiniz; peki şimdi siz bizimle bu adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşmaya hazır mısınız? Bizlere uygulattırdığınız izolasyonları ve kısıtlamaları kaldırmaya ve egemenliğimizi kabul etmeye hazır mısınız?”

Hristodulidis’in yanıtı ise Hasipoğlu’na göre şöyleydi:

“Maronitlere, Ermenilere verdiğimiz gibi siz Kıbrıslı Türklere de pasaport veriyoruz, dolayısıyla kısıtlama yok.”

Hasipoğlu, verilen cevap üzerinden, Rum tarafının çözüm modelinin mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamını öngördüğünü ve kendileri için siyasi eşitlik yerine azınlık statüsü sunduğunu vurguladı. Bakan, paylaşımında ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“AB, bu hareket tarzıyla adada çözüme değil, çözümsüzlüğe hizmet etmeye devam ediyor. Bu hâliyle Rum tarafı, kendisine yaratılan bu konfor alanından çıkıp neden bizimle eşit şartlarda masaya otursun ve anlaşamaz isek statümüz belirlenmiş olsun?”

Hasipoğlu, paylaşımında Kıbrıs sorununda Rum tarafının geçmiş 20 yılda hem AB’yi hem de BM’yi “ustalıkla kandırdığını” ifade etti ve AB dönem başkanlığının Rum tarafına sağladığı avantajlara dikkat çekti.

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye