Connect with us

Gündem

Hür-İş Federasyonu Asgari Ücret Masası’nın toplanması için resmi başvuruda bulundu

-

-


Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanması için Çalışma Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Serdaroğlu, “Sayın Bakan’ın da aynı yönde bir açıklaması olduğunu gördük. Madem öyle, 15 günlük yasal süreyi beklemeden bu hafta içinde masayı toplayalım” dedi.
MAHKEME KARARINA DİKKAT!
Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: Zamların durmak bilmediği ülkede asgari ücret masasının toplanma zamanı yine gelmiştir. Hükümet ve işveren tarafından bu konuda duyarlılık bekliyoruz. Mahkemenin verdiği son kararın ardından ümit ederiz ki toplanacak Asgari Ücret Masası’nda özlenen tabloyla karşılaşırız. Asgari ücretli son toplantıda yüzde 11.12’lik hayat pahalılığını alamadı, yerine yüzde 7.5 hayat pahalılığı verilmişti. Bunun bir artış olmadığını, kaybedileni telafi bile etmediğini defalarca söyledik. Ama tüm bunlara rağmen yapılan artışı maaş zammı olarak lanse etmeye çalıştılar.
BİZDE % 17.79, GÜNEY’DE % 1.8
Mevcut hayat pahalılığı oranının maaşlara yansıması, ücretlinin altı ay önceki alım gücüne geri dönmesidir. Bu böyle bilinmelidir. Yüksek çıkan bir enflasyonun maaşlara yansıması yüksek artış verildiği anlamına gelmez. Tam aksine hükümetin başarısızlığıdır. Bugün yaşanan altı aylık yüzde 17.79’luk hayat pahalılığı da bunun en büyük göstergesidir. Yan komşumuz Güney Kıbrıs’ta beş aylık enflasyon yüzde 1.8 çıkarken, biz bu oranı için bile göremiyorsak ülkeyi yönetenler bunu düşünmelidir.
BEDELİNİ ÇALIŞANA ÖDETEMEZLER
Elbette TL’nin döviz karşısında kaybından dolayı yapacak bir şeyleri olmadığını anlayışla karşılayabiliriz. Ancak mal ve hizmetlerdeki denetimsizliği, düzensizliği kimse bize anlatmasın. Anlamıyoruz, anlamayacağız. Bunun bedelini asgari ücretli ödemeyecek, bu yanlışı yapanlar ödeyecektir.
İŞLETME VE İŞÇİ SAYISI ARTARKEN…
Bir taraftan işletme ve işçi sayısında çoğalma varken, asgari ücretliye hayat pahalılığı dahi vermemek hangi akla, hangi mantığa, hangi ekonomik gerekçeye dayandırılır.
Hür-İş Federasyonu yüzde 17.79’luk olarak belirlenen altı aylık hayat pahalılığı ve geçmişteki kayıplarımızın da göz önünde bulundurularak asgari ücretin yeniden belirlenmesini talep ediyor.
Bu yöndeki çağrımızı bugün yaptık. Bizim çağrımızın ardından Sayın Çalışma Bakanı da tarafları toplayacağına dair açıklama yaptı. Buyurun sayın bakan. Çağrımız ordadır. 15 günlük yasal süreyi beklemeden bu hafta içinde masayı toplayın, bizi de utandırın. Biz de size takdir edip teşekkür edelim.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

Belediye Başkanı Tuğlu: Eko Gün Kıbrıs kültürünün yaşayan hafızasıdır

-

-

-

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Ada TV’de Cüneyt Oruç’un sunduğu programa konuk olarak katıldı.

Tuğlu, bu yıl 28’incisi düzenlenecek olan Büyükkonuk Eko Gün etkinliğine ilişkin hazırlıkları ve festivalin amacını anlattı. Göreve geldiği günden bu yana altyapıdan üstyapıya birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Tuğlu, sosyal ve kültürel faaliyetleri de ihmal etmediklerini vurguladı. Bölgenin tanıtımı açısından Büyükkonuk Eko Gün’ün önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

KÜLTÜREL MİRAS YAŞATILIYOR
Büyükkonuk Eko Gün’ün temel amacının Kıbrıs kültürünü yaşatmak olduğunu dile getiren Tuğlu, etkinliğin düzenlendiği Büyükkonuk’un “eko köy” unvanına sahip tek yerleşim yeri olduğuna dikkat çekti. Festival kapsamında; geçmişten günümüze uzanan yemek kültürü, geleneksel kıyafetler, oyunlar ve yaşam biçiminin birebir yansıtıldığını belirten Tuğlu, katılımcılara adeta kültürel bir yolculuk sunulduğunu ifade etti.

EKOLOJİK VE SEÇİCİ FESTİVAL ANLAYIŞI
Büyükkonuk Eko Gün’ü diğer festivallerden ayıran en önemli özelliğin kuralları ve karakteri olduğunu vurgulayan Tuğlu, her ürünün festivalde yer alamadığını söyledi. Kurulan Eko Gün Komitesi’nin, satışa sunulacak ve sergilenecek tüm ürünleri titizlikle incelediğini ifade eden Tuğlu, yalnızca Kıbrıs kültürünü yansıtan ve ekolojik kriterlere uygun ürünlere izin verildiğini kaydetti. Doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Tuğlu, festivalin bu yönüyle farklılaştığını dile getirdi.

GENÇLER VE YEREL SANATÇILAR SAHNEDE
Etkinliğin önemli ayaklarından birinin de yerel sanatçılar ve gençler olduğunu söyleyen Tuğlu, bölgeden yetişen gençlere özellikle alan açtıklarını vurguladı. Festival boyunca sahnede ve etkinlik alanlarında gençlerin performans sergilediğini belirten Tuğlu, halk dansları ekiplerinin de gösterileriyle etkinliğe renk kattığını ifade etti. Amaçlarının hem bölgeyi hem de yerel değerleri tanıtmak olduğunu kaydeden Tuğlu, sürecin belediye, halk ve tüm paydaşların ortak çalışmasıyla yürütüldüğünü söyledi. Tuğlu, konuşmasının sonunda tüm halkı 3 Mayıs Pazar günü düzenlenecek 28. Büyükkonuk Eko Gün etkinliğine davet etti.

Devamını Oku

Gündem

Nurel’den Rum yönetimine tepki: Alsınlar pasaportlarını müsait bir yere koysunlar!..

-

-

-

İş İnsanı Redif Nurel’den Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne eleştiriler yönelten Halkın Partisi Kudret Özersay’a destek geldi.

Özersay’ın sosyal medya paylaşımının altına yorumda bulunan Nurel, “Tebrikler Sayın Kudret Özersay. Arada gerçeği bir türlü kabul etmeyen, ‘hayal kırıklığına uğradık’ diyen Avrupa Pasaportunu kaybetme korkusu içine giren veya kendini Türk hissetmeyen birkaç kendini bilmeze bakmayın siz. Aslında doğruyu söylüyorsunuz. Sadece sağ partilerin değil, bütün siyasilerin aynı ağızdan gerçekleri haykırması lazım” ifadelerini kullandı.
Nurel paylaşımını şöyle sürdürdü:
“Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumlar ve Yunanistan tarafından işgal edilmiştir.1960 yılında kurulan Cumhuriyet’teki haklarımızı gasp etmiş, ortaklığı bitirmiş, anayasayı çiğnemiş ve tüm dünyada tanınan adı Kıbrıs Cumhuriyeti olan ortak devlete batının desteği ile de 1963 yılında resmen çökmüştür.
Türk nüfusunu gençlerimizi işsiz bırakıp adadan göndererek, halkı ezerek yavaş yavaş yok ederek yola çıkan Makarios’un yaptıklarını beğenmeyen Yunanistan sabredemeyip Nikos Samson önderliğinde tüm Türkleri aynı anda katledip adayı Yunanistan’a bağlama hayalleri ile (aynı bugün Gazze’de yaşananlar gibi )soykırıma kalkıştı. Şanlı TMT teşkilatımızın direnişi yetersiz kalmış, atalarımız toplu mezarlara gömülüyordu. Birkaç gün daha merhum Erbakan ve dönemin Genel Kurmay’ın kararlılığı olmayıp da Anavatan Türkiye Cumhuriyeti adaya müdahale etmeseydi bugün adada Türk varlığından bahsedilmeyecekti. 74’e kadar zorbalıkla bunu başaramayanlar 74 den sonra garantörlük hakkını kullanıp adadaki huzuru sağlayan bizlerin yok olmasını, soykırımı durduran Türkiye Cumhuriyeti’ni işgalci diye nitelendirip türlü oyunlara girmiş Rumlar ve ortakları olan batı ve emperyalist güçler Anavatan’a ve bizlere çok ciddi ambargolar uygulamıştılar. Rumların ve Türklerin ortak olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti de o gün bu gündür Rumlar tarafından işgal edilmiştir. Annan planı sonrası da Avrupa Birliği bu işgali onaylamış plana yok olmayı dahi göze alarak Evet diyen Kıbrıslı Türkler yine cezalandırılmış, hayır diyen Rumlar ise tek taraflı olarak Avrupa birliğine alınarak ödüllendirilmistir. Sonra da köpeğe bir kemik verir gibi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir ülkeye vizesiz gidemeyen Kıbrıs Türklerine Avrupa Birliği vatandaşlığı dağıtmış, işgal edilen cumhuriyet devam ediyormuş gibi bütün dünyaya işlerine yarayan mesajı vermiştir (o günlerde bunu düşünemedik vize ihtiyacımız olmayacak diye o heyecanla hemen hemen herkes bu pasaportları aldı )Bugün Avrupa Birliği pasaportunu kaybetmemek için de içimizden bazıları gerçekleri kabullenemiyor onların planlarını uyguladığının farkına varmıyor ve bilmeden Kıbrıs Rum Devletini savunuyor. Kıbrıs Cumhuriyeti ortak devletimizdi evet ama Rumlar tarafından işgal edildi ve Kıbrıs Rum devleti olmuştur. İşte bu yüzden Alsınlar pasaportlarını müsait bir yere koysunlar. Bugün KKTC dir yarın Kıbrıs Türk Devleti olur mücadelemiz devam ediyor. Bana devletim yeter bana Anavatan Türkiyem yeter.”

Devamını Oku

Gündem

Ne ötekileştiririm, ne yurttaşlarımın haklarını savunmaktan geri dururum

-

-

-

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yayımladığı paylaşımda eleştirilere açık olduğunu ancak toplumun ayrışmasına asla izin vermeyeceğini ifade etti.

Süreç boyunca öfkeyi, endişeyi ve halkın yaşadığı kaygıları hissettiğini belirten Erhürman, çözüm yolunun istişare, diyalog ve diplomasi olduğunu vurguladı.

Demokrasi, insan hakları ve çözüm iradesinden geri adım atmayacağını dile getiren Erhürman, “Bu halktan bir şey olmaz” anlayışını reddettiğini söyledi. Halkın gücüne ve yetişmiş insan kaynağına olan inancının tam olduğunu belirten Erhürman, mücadelesini sabır ve kararlılıkla sürdüreceğinin altını çizdi.

Erhürman’ın paylaşımının tamamı şöyle:

“Eleştiriyi dinlerim, öfkeyi anlarım, üzüntüyü, endişeyi yüreğimde hissederim. Ama ne bölerim, ne böldürürüm. Ne umut tacirliği yaparım, ne de umutsuzluk tacirliği yapmaya çalışanlara fırsat veririm. Ne ötekileştiririm, ne halkımın, yurttaşlarımın haklarını savunmaktan geri dururum. Çok denendi, hiç başarılamadı! Ben paniğe kapılıp sorunları kavgayla büyütmek için değil, sorunlara istişareyle, diplomasiyle, diyalogla çözüm üretmek için buradayım. Ne demokrasiden, insan haklarından, ne de çözüm iradesinden vazgeçerim. “Yetki bende değil, beni ilgilendirmez”in rehavetine, konformizmine kapılmaya niyetim olmadığını söylemiştim. Aynı şekilde, “bu memleketten, bu halktan bir şey olmaz”ın konformizmine de yer yok benim kitabımda. Dedim ya, çok denendi, başarılamadı! Öfkelenmem, kırılmam, küsmem, soğukkanlılıkla, sabırla ve kararlılıkla devam ederim. Ne devraldığımı da, bu ülke, bu halk, en çok da bu ülkenin çocukları için nereye doğru yürümem gerektiğini de biliyorum. Hep sokaktaydım, gene sokaktayım. Hep dinledim, yine dinliyorum. Özgüvenimin kaynağı, halkıma, bu halkın yetişmiş insan gücüne duyduğum güvendir ve bilinsin ki bunda zerre sarsılma olmadığı gibi, asla da olmayacaktır.”

1

mutlu

Devamını Oku

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2022 KKTCgündem. künye